Karfuru çok seviyorum lan. Hani o ilk girişte böyle dümdüz, ova gibi, delta gibi, alüvyon dolu bi manzara var ya; her yanda süper indirim yehhhhuuuuuuuuv bebeğim aaaaa bak liptom 25li poşet çay 3 lira! Vaaaaaaa 2,5 kg elma dilim patates 6 TL, caaaaaaa 4'lü pizza 4,70 TL, zaaa yarım yağlı süt 1,19 TL ve daha nicesi...
Piranha gibi, ceylan yavrusunu kovalayan bi çita gibi yaldır yaldır koşuyorum her indirime. Reyonları mıncıklıyorum, konserve ürünlerin kokusunu almaya çalışıyorum, içime çekiyorum o hayalimdeki mis kokulu pilakiyi, çiküfteyi, füme somon'u. Almayacağım ürünlere sarılıyorum, paramın yetmediklerini uzun uzun seviyorum -ki ayrılık vakti geldiğinde yeterince vakit geçirmediğim için pişman olmayayım.
En sürpriz kısmı ise kasada oluyor hep. Kendime 40 lira kota koyup girdiğim alışverişten en aşağı 70 lira ödemeyle çıkıyorum. Olsun, zükümde değil mutluyum. Verdiğim paraya acımıyorum, helali hoş olsun Sabancı kardeşim. Şarjlı piller, evet sizi seviyorum. Seni seviyorum 4,70 TL'lik 4'lü karfur pizzası, seni seviyorum 6 TL'lik 2,5 kg elma dilim pattez!
O ürünleri alıp dolaba dizmek, uzun uzun seyretmek, dolabın kapağını açtığında yüzüne gülümseyen 4'lü Tuborg bira, her daim göz kırpan, beni yeme de gel yanıma kıvrıl diyen labneler, paket paket sütler, nugget'lar, oynak mısır gevrekleri, meyveler... Şu son 1 saatte 3 kez su içmeye gittim sırf o dolabın kapağının ardında gizli cennete bi kerecik daha bakayım diye. Mutluluğumu anlatamam size! Işıl ışıl yea!
Du ben bi su içmeye gideyim.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder