18 Nisan 2011 Pazartesi

San Andreas'ta Aşk Başkadır ♥ I

Evet bebişlerim sıkıntıdan GTA San Andreas'a sardım. İndirdim kurdum oynuyorum. Oyunda gangsta, nigga ruhumu ortaya koyuyorum fakat gönül işlerinden de geri kalamıyorum. İşte ben!

http://www.fileupyours.com/files/224654/galeri1.jpg

Vurdu kırdıdan arta kalan zamanda hep böyle doğa gezilerine çıkıp börtü böcek fotoğrafı çekiyorum. Sonra birden aklıma geldi, dedim hayvanın haşerenin bile fotoğrafını çekiyorum bari sevgililerimi de çekeyim. Oradan blog fikrine bağladım sosyocanlar.

Bu bağlamda gün be gün götürdüğüm hatunların, aşk hayatımın kısa bi özeti niteliğinde fotolar atıcam buraya. Beni takip ediceksiniz bi pazar keyfinde Behlül izler gibi. Bu fotoları oyundaki karakterim fotoğraf makinesiyle çekiyor, bazılarında hatunlarım poz veriyor hatta! Bu blogu ilk sevgilime ayırdım. İşte ilk sevgilim:

http://www.fileupyours.com/files/224654/gallery2.jpg

Bu fotoğrafta bi gece kulübünde dansetmeye gitmiştik, kapıdan girmeden önce çektim. Onunla ilk kez bi görev esnasında karşılaştık. Molotov kokteyli ile yaktığım bir binanın içinden gelen çığlıklarını farkettim. Alevlerin arasına bir dalışım, onu bir kurtarışım vardı ki görmeliydiniz. Tabi ben bunu yaparken hayatımın hatasını yaptığımın farkında değildim. Kızı kurtardım ve kahramanı oldum, bana aşık oldu. Görüşmek, bi ara bi şeyler yapmak istediğini söyledi. Bütün bu underground pisliğinden, kanunsuz yaşamın ağırlığından bir nebze olsun kurtulabilmek için olur dedim. O an başladı işkence.

Bu hatun tam bir gerizekalıydı. Aslında daha ilk görüşte bir paçasının diğerinden kısa oluşundan anlamıştım. Ama gönül ot bok üçgeni burada da kıstırdı yüreğimi...

Gerzek hatun -ki ben ona Macide ismini verdim- beni buluşalım diye arıyor, low-rider arabamla gidiyorum evine alıyorum. Ya beni dansa götür diyor ya Burger King'de salata menüsü yedir diyor ya da arabadan sarkıp varoş sokaklarda diğer çetelere ateş açıyordu. Eğlence anlayışı çok boktandı. 2 ay boyunca her gece dışarı çıkardım ama bi kere sinemadır tiyatrodur bi sahil kenarıdır yazlık mekandır istemedi. "This is a dangerous lady here" dedi her defasında mekanı beğenmedi, ömrümü yedi.

Öyle gerizekalı ki her evine bırakışımda kahve içmeyi teklif etti, elizabetten iyidir dedim kabul ettim. Her defasında beng beng beng! İlişki monotonlaştı bu yüzden... Bizi bitiren de bu oldu sanırım, tükenmiştik...

Bi gün çok önemli bi görevin tam ortasındayken aradı beni, benimle hiç ilgilenmiyosun dedi. İçimden dedim ulan mınakoduğumun kancığı 2 aydır her gece çıkıyoruz da ne yapıyoruz çapulcu gibi serseri kurşun gibi dolanıp duruyoruz San Andreas'ın Halkalı'sında, İnönü'sünde. Tak etti canıma efendim. Neyse efendim aldım tabancamı sürdüm mermiyi. Sürdüm arabayı evine. Kornayı çaldım, dışarı çıktı. One last kiss kondurdum dudağına, "farewell my concubine" dedim ve sıktım kafasına. Kurbanlık koyun kestikten sonraki bi duygu olur ya, masum bi hayvanın ölümünü gördükten sonraki ağırlık, onu hissettim. Ufak çapta bir şoka gireyim, 2 dakika Behlül gibi "vıhoaaaaa haaaaaaaaaaa" diye bağırıp direksiyon simidini yumruklayayım falan demeye kalmadan polisler geldi. Sonra kaçış o kaçış tabi...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder